Blog

Werewolf By Night: Bu Kurtadam Başka Kurtadam

Son yıllarda Hollywood’un da sistem eleştirisi yapan alegorik anlatılar kurabildiğini gözlemliyoruz. Werewolf By Night da bu tarz bir yapım olarak inceleme alanımıza girdi diyebiliriz. Çok fazla bir beklenti içine girmeden filme göz atmakta fayda var, keza bazı açılardan ana akım bir Hollywood yapımına göre ufuk açıcı tarafları var. Uyarlama, şiddet eksenli bir Hollywood aksiyonu olmakla birlikte arka …

Al Sana Metin Yap Bana Görüntü

“Bir film yapmak istiyoruz biz, bu filmimizde arzu eden herkes oynasın istiyoruz. Yaptığımız sanat üretiminin bir tane sahibi olmasın, bir sürü hissedarları olsun. Filmimizin bir karesi benim, bir karesi onun olsun. Martin Heidegger’in “Sanat Ürününün Kaynağı” makalesinde dile getirdiği gibi günümüzde sanat nesnesi salt onu üreten sanatçının ürünü olarak kabul edilemez. Sanatsal üretim, gerçekliğin yorumlanması …

Yapay Zeka Çağında Yazmak*

Sene 2005… Çıkardığımız bir dergi için elimden geldiğince bir şeyler karalamaya çalışıyorum. Hava puslu; tıpkı zihnim gibi… Soğuk Aralık akşamında dışarda yağmur çiselerken ben de öncelikle birkaç dergide, kitapta makalelere iliştirdiğim notlara göz gezdiriyorum. Sonrasında belki beşinci kez boş Word sayfasındaki yanıp sönen imlece bakıp, anlamsız da olsa bir paragraf karalamaya çalışıyorum. Elimde bilgiler var, …

Spinoza ve Marx İlişkisi Üzerine Bir Düşünce Eskizi -2

Bir önceki düşünce eskizimizde Marx’ın felsefesinin Hegel’e uğramaksızın Spinoza’nın felsefesinin devamı olamayacağını; Spinoza’yı Marx’a, Marx’ı da Spinoza’ya bağlamaya çalışan fazla okumaların iki felsefenin de tutarlılığını bozduğunu savlamıştım. Bu noktada Spinoza’nın materyalizmini, Marx’ın geliştirdiği materyalist felsefeye göre pre-matüre kaldığını (ki bu anakronik olarak da doğru bir önerme. Bunun tersini tartışıyor olmamız ilginç olurdu) söylemiştim. Yine de Marx’ın felsefesinin Spinoza’nın felsefesinin belirli kavramlarıyla desteklenebileceğini, hatta bu desteklemenin ciddi anlamda zenginlik yaratabileceğini de düşünmekteyim.

Buharlaşıp giden bir müzik türü: Vaporwave*

Vaporwave’le ilgili bir kanaat geliştirmek gerçekten zor. Tam anlamıyla yayılamamışken, şimdi de unutulup gitmesi konuşuluyor. Aslında anaakımı 80’ler ve 90’lar nostaljisiyle etkilemiş olsa da espritüelliğini ve gücünü geniş kitleler içinde ne kadar yaygınlaştırabildiği gerçekten sorulması gereken bir soru… Öncelikle tanımla başlamakta fayda var. Vaporwave adını Karl Marx’ın ünlü “Katı olan her şey buharlaşıyor”[1] lafından feyz alan, …