Showing 17 Result(s)

Archigram: Ütopya mı, Distopya mı?

1960lı ve 70li yıllarda önemli eserler vermiş olan Archigram mimar topluluğunun eserleri bir süredir Garanti Galeri’de sergileniyor. Topluluğun döneminin elitist mimari anlayışını sorgulayan ve mimari tasarımı pop-artla harmanlayan çalışmaları, ütopya ve dolayısıyla distopya kavramları üzerine çeşitli çıkarımlar yapmamıza imkan tanıyor.

Modernizm ile Kapitalizmin İlişkisi Üzerine

Modernizm ile kapitalizmin ilişkisini ele alacak olan bir metin her şeyden önce kendi kavramsal çerçevesini tanımlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda ilk olarak tartışmanın ana eksenine oturtulacak kavramların ve bu ana kavramların anlaşılmasına yardımcı olacak diğer kavramların açılımlanması şarttır. Tartışmada yer alan kavramsallaştırmaların aslında tarihsel olarak birbirleriyle bağlantılı olarak şekillenmiş olgulardan türetildiği de göz önünde bulundurulmalı ve …

Baudelaire’in Modernizmi

Modernite diye kavramsallaştırılan “şey”i bir monoblok olarak algılamak her şeyden önce konuyu basite indirgemek anlamına gelecektir. Bu şekilde bir yaklaşım modernitenin farklı süreç ve boyutlarını ve dolayısıyla içerdiği çelişkileri net bir şekilde kavramsallaştırmamızın önünde önemli bir engel teşkil edecektir. Moderni bir monoblok olarak almanın yanlışlığının yanı sıra, onu tamamen parçalara ayırmak ve özgürleştirici yanlarıyla, otoriter …

Siyasetin Sanallaşması Üzerine

Cumhurbaşkanlığı seçimiyle başlayan süreç, yaşanan siyasi gerilimler, kamplaşmalar, geniş katılımlı mitingler, e-muhtıralarla birlikte hızla tırmandı ve çözüm erken seçimde bulundu. Erken seçimin özellikle laiklik/anti-laiklik karşıtlığı üzerinden türeyen gerilimlere ilaç olup olmayacağını öngörebilmek, ülkenin her an yeni bir gelişmeyle “çalkalandığı” bu günlerde oldukça zor gözüküyor. Çekine çekine de olsa artık “üstyapısal” diye nitelemek zorunda kaldığımız bu …

Stephen Toulmin’in Kozmopolis’i Üzerine

Stephen Toulmin 16. yüzyılın hoşgörülü, hümanistik, çoğulcu epistemolojisini 17. yüzyılın totaliter, soyutlamacı, kapsayıcı ve bütünleyici kartezyen epistemolojisinin üstüne yerleştiriyor ve 16. yüzyıl anlayışını modernin ”güzel” yüzü olarak kurgulayıveriyor.