Showing 16 Result(s)

Yapay Zeka Çağında Yazmak*

Sene 2005… Çıkardığımız bir dergi için elimden geldiğince bir şeyler karalamaya çalışıyorum. Hava puslu; tıpkı zihnim gibi… Soğuk Aralık akşamında dışarda yağmur çiselerken ben de öncelikle birkaç dergide, kitapta makalelere iliştirdiğim notlara göz gezdiriyorum. Sonrasında belki beşinci kez boş Word sayfasındaki yanıp sönen imlece bakıp, anlamsız da olsa bir paragraf karalamaya çalışıyorum. Elimde bilgiler var, …

Spinoza ve Marx İlişkisi Üzerine Bir Düşünce Eskizi -2

Bir önceki düşünce eskizimizde Marx’ın felsefesinin Hegel’e uğramaksızın Spinoza’nın felsefesinin devamı olamayacağını; Spinoza’yı Marx’a, Marx’ı da Spinoza’ya bağlamaya çalışan fazla okumaların iki felsefenin de tutarlılığını bozduğunu savlamıştım. Bu noktada Spinoza’nın materyalizmini, Marx’ın geliştirdiği materyalist felsefeye göre pre-matüre kaldığını (ki bu anakronik olarak da doğru bir önerme. Bunun tersini tartışıyor olmamız ilginç olurdu) söylemiştim. Yine de Marx’ın felsefesinin Spinoza’nın felsefesinin belirli kavramlarıyla desteklenebileceğini, hatta bu desteklemenin ciddi anlamda zenginlik yaratabileceğini de düşünmekteyim.

Buharlaşıp giden bir müzik türü: Vaporwave*

Vaporwave’le ilgili bir kanaat geliştirmek gerçekten zor. Tam anlamıyla yayılamamışken, şimdi de unutulup gitmesi konuşuluyor. Aslında anaakımı 80’ler ve 90’lar nostaljisiyle etkilemiş olsa da espritüelliğini ve gücünü geniş kitleler içinde ne kadar yaygınlaştırabildiği gerçekten sorulması gereken bir soru… Öncelikle tanımla başlamakta fayda var. Vaporwave adını Karl Marx’ın ünlü “Katı olan her şey buharlaşıyor”[1] lafından feyz alan, …

Suyu Bile

Geçen gün bir arkadaşımla ekonominin durumu hakkında sohbet ederken konu bir damacana suyun kaç liraya satıldığına geldi. İkimiz de bir damacana suyu yaklaşık 25 liraya alıyormuşuz. En temel ihtiyaçlardan biri, hatta belki de en temeli olan içme suyunun bu meblağdan satılıyor olması kuşkusuz ekonomi politikaları açısından bir facia; fakat sonra eve dönerken bu sonucun buzdağının sadece görünen bir kısmı olduğunu hatırlayıp hem düşüncelere, hem de anılara daldım.

Spinoza ve Marx İlişkisi Üzerine Bir Düşünce Eskizi

Geçtiğimiz yüzyıl içinde Spinoza ve Marx arasında olan/olduğu varsayılan ilişki hakkında pek çok tartışma gerçekleştirildi. Marx’ın çalışmalarında felsefi altyapı olarak kendi tanımıyla “tersine çevirerek” kullandığı Hegelci diyalektiğin esasında Marx’ın belirlenimci olmayan, zorunlulukların paralel ve ardışık akışıyla determinist bir anlayışa varmayan; öznelerin birbirleriyle karşılaşması ve itme-çekme etkisiyle oluşan dinamik tarih anlayışının gerçekten ne kadar kökeni olabileceğine …